<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>H. YADİGAR</title>
	<atom:link href="http://hyadigar.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hyadigar.wordpress.com</link>
	<description>Yadigar Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2009 17:03:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='hyadigar.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>H. YADİGAR</title>
		<link>http://hyadigar.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://hyadigar.wordpress.com/osd.xml" title="H. YADİGAR" />
	<atom:link rel='hub' href='http://hyadigar.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Sâdâ-yı Hakikat &#8211; Üstad Said Nursî</title>
		<link>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sada-yi-hakikat-ustad-said-nursi/</link>
		<comments>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sada-yi-hakikat-ustad-said-nursi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 15:18:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hyadigar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nurani İktibaslar]]></category>
		<category><![CDATA[üstad said nursi]]></category>
		<category><![CDATA[Bediüzzaman]]></category>
		<category><![CDATA[Bediüzzaman Said Nursi]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Sadayı Hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[Sâdâ-yı Hakikat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hyadigar.wordpress.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Tarîk-i Muhammedî (aleyhissalâtü vesselâm) şüphe ve hileden münezzeh olduğundan, şüphe ve hileyi ima eden gizlemekten de müstağnidir. Hem o derece azîm ve geniş ve muhit bir hakikat, bahusus bu zaman ehline karşı hiçbir cihetle saklanmaz. Bahr-i umman nasıl bir destide saklanacak? Tekraren söylüyorum ki: İttihad-ı İslâm hakikatinde olan İttihad-ı Muhammedînin (aleyhissalâtü vesselâm) cihet-i vahdeti tevhid-i [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=24&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarîk-i Muhammedî (aleyhissalâtü vesselâm) şüphe ve hileden münezzeh olduğundan, şüphe ve hileyi ima eden gizlemekten de müstağnidir. Hem o derece azîm ve geniş ve muhit bir hakikat, bahusus bu zaman ehline karşı hiçbir cihetle saklanmaz. Bahr-i umman nasıl bir destide saklanacak?</p>
<p>Tekraren söylüyorum ki: <span style="text-decoration:underline;">İttihad-ı İslâm hakikatinde olan İttihad-ı Muhammedînin (aleyhissalâtü vesselâm) cihet-i vahdeti tevhid-i İlâhîdir. Peymân ve yemini de imândır. Encümen ve cemiyetleri, mesacid ve medaris ve zevâyâdır. Müntesibîni, umum mü&#8217;minlerdir. Nizamnamesi, Sünen-i Ahmediyedir (aleyhissalâtü vesselâm). Kanunu, evâmir ve nevâhî-i şer&#8217;iyedir. Bu ittihad, âdetten değil, ibadettir.</span></p>
<p>İhfâ ve havf riyadandır. Farzda riya yoktur. <span style="text-decoration:underline;">Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı İslâmdır. İttihadın hedef ve maksadı, o kadar uzun, münşaib ve muhit ve merakiz ve meabid-i İslâmiyeyi birbirine rapt ettiren bir silsile-i nuranîyi ihtizaza getirmekle, onunla merbut olanları ikaz ve tarik-i terakkiye bir hâhiş ve emr-i vicdanî ile sevk etmektir.</span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Bu ittihadın meşrebi muhabbettir. Husumeti ise, cehalet ve zaruret ve nifakadır.</span>&#8230;.</p>
<p>&#8230;.Lâübaliler iyi bilsinler ki, dinsizlikle kendilerini hiçbir ecnebîye sevdiremezler. Zira mesleksizliklerini göstermiş olurlar. Mesleksizlik, anarşilik sevilmez. Ve bu ittihada tahkik ile dahil olanlar, onları taklit edip çıkmazlar. İttihad-ı Muhammedî (aleyhissalâtü vesselâm) olan İttihad-ı İslâmın efkâr ve meslek ve hakikatini efkâr-ı umumiyeye arz ederiz. Kimin bir itirazı varsa etsin, cevaba hazırız&#8230;</p>
<p></strong><em><strong>Cihanın bütün arslanlarının bağlandıkları bir zinciri<br />
hilekâr bir tilkinin koparmasına imkân var mıdır?</strong></em></p>
<p>Said Nursî &#8211; 27 Mart 1909</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hyadigar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hyadigar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hyadigar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hyadigar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hyadigar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hyadigar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hyadigar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hyadigar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hyadigar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hyadigar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hyadigar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hyadigar.wordpress.com/24/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hyadigar.wordpress.com/24/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hyadigar.wordpress.com/24/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=24&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sada-yi-hakikat-ustad-said-nursi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/712760f90af8c1ef62d9e6b06612c0e8?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">hyadigar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Süfyan ve Komitesi</title>
		<link>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sufyan-ve-komitesi/</link>
		<comments>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sufyan-ve-komitesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 15:04:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hyadigar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nurani İktibaslar]]></category>
		<category><![CDATA[islam deccalı]]></category>
		<category><![CDATA[komite]]></category>
		<category><![CDATA[münafık]]></category>
		<category><![CDATA[süfyan]]></category>
		<category><![CDATA[Süfyani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hyadigar.wordpress.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[5. Şua’da Mesih Deccali’nden ve İslam Deccalinden (Münafık – Süfyanî Rejim) genişçe bahsedilmiştir..  5. Şua hakkında itirazlar yükselince cevaben Üstad ne demiş.. işte..   …… Sabık mahkememizde bir müddeiumumînin yanlış bir mânâ ile Beşinci Şuaya dair suallerinde kanun hesabına değil, belki bir ölmüş şahsın dostluğu taassubu hesabına mânâsız ve lüzumsuz itirazları sebebiyle bu gelecek uzunca tafsilâtı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=19&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>5. Şua’da Mesih Deccali’nden ve İslam Deccalinden (Münafık – Süfyanî Rejim) genişçe bahsedilmiştir..  5. Şua hakkında itirazlar yükselince cevaben Üstad ne demiş.. işte..</strong></p>
<p><!--amespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office"--> </p>
<p>…… Sabık mahkememizde bir müddeiumumînin yanlış bir mânâ ile Beşinci Şuaya dair suallerinde kanun hesabına değil, belki bir ölmüş şahsın dostluğu taassubu hesabına mânâsız ve lüzumsuz itirazları sebebiyle bu gelecek uzunca tafsilâtı vermeye mecbur oldum.</p>
<p><em>Evvelâ: </em>Bu <span style="text-decoration:underline;">Beşinci Şuayı hükümetin eline geçmeden evvel biz mahrem tutuyorduk. </span>Hem bütün taharrilerde bende bulunmadı. Hem maksadı yalnız <span style="text-decoration:underline;">avâmın imanlarını şüphelerden ve müteşabih (anlamı açık olmayan) hadisleri (te’vil-yorum ile) inkârdan kurtarmaktır.</span> Dünya cihetine üçüncü, dördüncü derecede, dolayısıyla bakar. <span style="text-decoration:underline;">Hem verdiği haberler doğrudur.</span> Hem ehl-i siyaset ve dünya ile mübareze etmiyor, yalnız ihbar eder. <span style="text-decoration:underline;">Hem şahısları tayin etmiyor. (özelliklerinden bahsediyor.. Akla kapı açılıyor..)</span> Küllî bir surette, bir hakikat-i hadîsiyeyi beyan eder. <span style="text-decoration:underline;">Fakat, o küllî (süfyan) hakikati <strong>bu asırdaki dehşetli bir şahsa</strong> tam tatbik etmişler.</span> <span style="text-decoration:underline;">Onun için bu senelerde yeni telif edilmiş zannıyla itiraz ettiler.</span> Hem <span style="text-decoration:underline;">o risalenin aslı</span>, Dârü&#8217;l-Hikmetten daha <span style="text-decoration:underline;">eskidir</span>. <span style="text-decoration:underline;">Yalnız bir zaman sonra tanzim edildi</span> (düzenlendi), Risale-i Nur&#8217;a girdi. Şöyle ki:</p>
<p>Bundan kırk sene evvel ve Hürriyetten bir sene evvel İstanbul&#8217;a geldim. O zaman Japonya&#8217;nın Başkumandanı, İslâm ulemasından dinî bazı sualler sormuştu. Onları İstanbul hocaları benden sordular. Hem çok şeyleri o münasebetle sual ettiler.</p>
<p>Ezcümle, bir hadiste, <strong>&#8220;Âhir zamanda dehşetli bir şahıs sabah kalkar, alnında &#8216;Hâzâ kâfirün&#8217; (bu kafirdir) yazılmış bulunur&#8221; </strong>diye hadis var deyip benden sordular. Dedim: <strong>&#8220;Bir acîp şahıs bu milletin başına geçer ve sabah kalkar, başına şapka giyer ve giydirir.&#8221;</strong></p>
<p>Bu cevaptan sonra bunu sordular: <strong>&#8220;Acaba o zaman onu giyen kâfir olmaz mı?&#8221;</strong> Dedim: <strong>&#8220;Şapka başa gelecek, secdeye gitme diyecek. Fakat, baştaki iman o şapkayı da secdeye getirecek, inşaallah Müslüman edecek.&#8221;</strong></p>
<p>Sonra dediler: <strong>&#8220;Aynı şahıs bir su içecek, onun eli delinecek ve bu hadise ile &#8216;Süfyan&#8217; olduğu bilinecek.&#8221;</strong> Ben de cevaben dedim: <strong>&#8220;Bir darb-ı mesel var. Çok israflı adama eli deliktir denilir. Yani elinde mal durmuyor, akıyor, zâyi oluyor deniliyor. İşte o dehşetli adam bir su olan rakıya müptelâ olup, onunla hasta olacak ve kendisi hadsiz israfata girecek, başkalarını da alıştıracak.&#8221;</strong></p>
<p>Sonra birisi sordu ki: <strong>&#8220;O öldüğü zaman İstanbul&#8217;da dikili taşta şeytan dünyaya bağıracak ki, filân öldü.&#8221; </strong>O vakit ben dedim: <strong>&#8220;Telgrafla haber verilecek.&#8221;</strong> Fakat bir zaman sonra, <strong>radyo</strong> çıkmış işittim. Eski cevabım tam değilmiş bildim. Sekiz sene sonra Dârü&#8217;l-Hikmette iken dedim: <strong>&#8220;Şeytan gibi radyoyla dünyaya işittirecek.&#8221;</strong></p>
<p>Sonra sedd-i Zülkarneyn ve Ye&#8217;cüc ve Me&#8217;cüc ve dâbbetü&#8217;l-arz ve Deccal ve nüzûl-ü İsa (a.s.) hakkında sualler sormuşlardı. Ben de cevap vermiştim. Hattâ <strong>eski risalelerimde</strong> <strong>onlar kısmen</strong> <strong>(5. ŞUA’da tamamen)  yazılmışlar.</strong> Bir zaman sonra <strong>Mustafa Kemal</strong> iki defa şifre ile Van vilâyetinin eski valisi ve benim dostum Tahsin Beyin vasıtasıyla beni, neşredilen Hutuvât-ı Sitte&#8217;ye mükâfaten taltif için Ankara&#8217;ya celb etti (çağırttı), gittim. Şeyh Sinusî Kürtçe lisanı bilmediğinden, beni onun yerinde <span style="text-decoration:underline;">üç yüz lira maaşla vilâyât-ı şarkıye vâiz-i umumîsi, hem meb&#8217;us, hem Diyanet Riyaseti dairesinde, Dârü&#8217;l-Hikmet âzâlarıyla beraber, eski vazifemle memnun etmek ve benim Van&#8217;da temelini attığım Medresetü&#8217;z-Zehrâ ve şark dârülfünunuma Sultan Reşad&#8217;ın verdiği on dokuz bin altın lira, iki yüz mebus içinde yüz altmış üç mebusun imzasıyla yüz elli bin banknota iblâğ edilerek kabul edildiği halde, ben <strong>Beşinci Şua aslının verdiği haberin bir kısmını, orada bir adamda gördüm.</strong></span><strong> </strong><span style="text-decoration:underline;">Mecburiyetle o çok ehemmiyetli vazifeleri bıraktım.</span> Ve <strong>&#8220;Bu adamla (kendi yöntemine başvurarak &#8211; kendi siyasetiyle) başa çıkılmaz, mukabele edilmez&#8221;</strong> diye, <span style="text-decoration:underline;">dünyayı ve</span> (gayr-i İslâmî nizamdaki) siyaseti <span style="text-decoration:underline;">ve hayat-ı içtimaiyeyi terk edip</span> yalnız imanı kurtarmak yolunda vaktimi sarf ettim. Fakat bazı zâlim ve insafsız memurlar, bana dünyaya bakacak iki üç risaleyi yazdırdılar.</p>
<p>Sonra bazı zâtlar, âhirzaman hâdisatını haber veren müteşabih (anlamı kapalı) hadîsleri suâl etmek münasebetiyle, o eski risalenin aslını tanzim ettim. <strong><em><span style="text-decoration:underline;">Risale-i Nur&#8217;un Beşinci Şuası namını aldı.</span></em></strong> Risale-i Nur&#8217;un numaraları, telif tertibiyle değil. Meselâ, Otuz Üçüncü Mektup, Birinci Mektuptan daha evvel telif edilmiş ve bu Beşinci Şuanın aslı ve Risale-i Nur&#8217;un bir kısım eczaları, Risale-i Nur&#8217;dan evvel telif edilmiş. Her ne ise&#8230;</p>
<p><strong><span style="text-decoration:underline;">Bu makamda bir müddeiumumînin, Mustafa Kemal&#8217;e dostluğu taassubuyla, kanunsuz ve lüzumsuz ve yanlış itiraz ve sualleri beni bu sadet harici gibi izahatı vermeye mecbur eyledi. Ben onun, adliye kanunu namına tamamen şahsî ve kanunsuz bir sözünü misal olarak beyan ediyorum.</span></strong></p>
<p>Dedi: &#8220;<strong><span style="text-decoration:underline;">Beşinci Şuada sen hiç kalben nedamet etmedin mi ki, onu rakıdan ve şaraptan su tulumbası gibi tâbirlerle tezyif etmişsin? (Halbuki o ülkeyi kurtardı..)</span></strong>&#8221; Ben onun bütün bütün mânâsız ve yanlış ve dostluk taassubuna mukabil derim: <strong><em><span style="text-decoration:underline;">Kahraman ordunun zaferi ve şerefi ona verilmez, yalnız onun bir hissesi olabilir. Nasıl ki ordunun ganimeti, malları, erzakları bir kumandana verilse zulümdür, dehşetli bir haksızlıktır.</span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="text-decoration:underline;">Evet nasıl o insafsız, o çok kusurlu adamı sevmemekle beni itham etti, âdeta vatan hâini yaptı. Ben de onu, orduyu sevmemekle itham ediyorum. Çünkü bütün şerefi ve mânevî ganimeti o dostuna verip, orduyu şerefsiz bırakıyor. Hakikat ise, müsbet şeyler, haseneler, iyilikler cemaate, orduya tevzi edilir ve menfîler ve tahribat ve kusurlar başa verilir. Çünkü birşeyin vücudu, bütün şeraitin ve erkânının vücudu ile olur ki, kumandan yalnız bir şarttır. Ve o şeyin ademi ve bozulması ise, bir şartın ademiyle ve bir rüknün bozulmasıyle olur, mahvolur, bozulur. O fenalık başa ve reise verilebilir. İyilikler ve haseneler, ekseriyetle müsbet ve vücudîdir. Başlar sahip çıkamazlar. Fenalıklar ve kusurlar, ademîdir ve tahribîdir. Reisler mes&#8217;ul olurlar. Hak ve hakikat böyle iken, nasıl ki bir aşiret fütuhat yapsa, &#8220;Aferin Hasan Ağa&#8221;; mağlûp olsa &#8220;Aşirete Tuh&#8221; diye aşiret tezyif edilse, bütün bütün hakikatin aksine hükmedilir. Aynen öyle de, beni itham eden o müddeî bütün bütün hak ve hakikatin aksine bir hatâsıyla, güya adliye namına hükmetti….</span></em></strong></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">…..Risale-i Nur&#8217;a karşı gizli düşmanlarımızdan bazı zındıkların şeytanetiyle çevrilen plânlar ve hücumlar inşaallah bozulacaklar. Onun şakirtleri başkalara kıyas edilmez, dağıttırılmaz, vazgeçirilmez, Cenâb-ı Hakkın inayetiyle mağlûp edilmezler. Eğer maddî müdafaadan Kur&#8217;ân men etmeseydi, bu milletin can damarı hükmünde umumun teveccühünü kazanan ve her tarafta bulunan o şakirtler Şeyh Said ve Menemen hâdiseleri gibi, cüz&#8217;î ve neticesiz hâdiselerle buluşmazlar.</span> <strong><span style="text-decoration:underline;">Allah etmesin, eğer mecburiyet-i kat&#8217;iye derecesinde onlara zulmedilse ve Risale-i Nur&#8217;a hücum edilse, elbette hükûmeti iğfal eden zındıklar ve münafıklar bin derece pişman olacaklar…..</span></strong></p>
<p><strong><em><span style="text-decoration:underline;"> </span></em></strong></p>
<p>….<strong><span style="text-decoration:underline;">Ve sizi, ey gizli düşmanlarımız ve dalâlet hesabına bizi ezen bedbahtlar</span></strong><span style="text-decoration:underline;">,</span> <span style="text-decoration:underline;">idam-ı ebedî ile ve daimî haps-i münferitle mahkûm bildiğimden ve gördüğümden, tamamıyla intikamımı sizden alarak kemâl-i rahat-ı kalble teslim-i ruh etmeye hazırım, onlara demiştim.</span></p>
<p><em>On Dördüncü Şua &#8211; s.1027</em>-1029</p>
<p> </p>
<p><span style="text-decoration:underline;">…<strong>Rusun Başkumandanı</strong> kasten önünden üç defa geçtiği halde ayağa kalkmayan ve tenezzül etmeyen ve <strong>onun idam tehdidi</strong>ne karşı izzet-i İslâmiyeyi muhafaza için ona başını eğmeyen; İstanbul&#8217;u istilâ eden <strong>İngiliz Başkumandanı</strong>na ve onun vasıtasıyla <strong>fetva veren</strong>lere karşı, İslâmiyet şerefi için, idam tehdidine beş para ehemmiyet vermeyen ve &#8220;<strong>Tükürün zâlimlerin o hayâsız yüzüne!</strong>&#8221; cümlesiyle ve matbuat lisanıyla karşılayan; ve <strong>Mustafa Kemal&#8217;in</strong> elli mebus içinde <strong>hiddeti</strong>ne ehemmiyet vermeyip, <strong>&#8220;Namaz kılmayan haindir&#8221;</strong> diyen; ve</span> <strong><span style="text-decoration:underline;">Divan-ı Harb-i Örfî</span>&#8216;</strong><span style="text-decoration:underline;">nin dehşetli</span> <strong><span style="text-decoration:underline;">sualleri</span></strong><span style="text-decoration:underline;">ne karşı,</span> <strong><span style="text-decoration:underline;">&#8220;Şeriatın tek bir meselesine ruhumu feda etmeye hazırım&#8221;</span></strong><span style="text-decoration:underline;"> deyip dalkavukluk etmeyen; ve yirmi sekiz sene, gâvurlara benzememek için inzivayı ihtiyar eden bir İslâm fedaisi ve hakikat-ı Kur&#8217;âniyenin fedakâr hizmetkârına maslahatsız, kanunsuz denilse ki,</span> <strong><span style="text-decoration:underline;">&#8220;Sen Yahudi ve Hıristiyan papazlarına benzeyeceksin, onlar gibi başına şapka giyeceksin, bütün İslâm ulemasının icmaına muhalefet edeceksin; yoksa ceza vereceğiz&#8221;</span></strong> <span style="text-decoration:underline;">denilse, elbette</span> <strong><span style="text-decoration:underline;">öyle herşeyini hakikat-i Kur&#8217;âniyeye feda eden bir adam, değil dünyevî hapis veya ceza ve işkence, belki parça parça bıçakla kesilse, Cehenneme de atılsa, kat&#8217;iyen; yüz ruhu da olsa, bütün tarihçe-i hayatının şehadetiyle, feda edecek&#8230;</span></strong></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Acaba, bu vatan ve dinin gizli düşmanlarının bu eşedd-i zulm-ü nemrudanelerine karşı, manevî pek çok kuvveti bulunan bu fedakârın tahammülü ve maddî kuvvetle ve menfî cihette  mukabele etmemesinin hikmeti nedir?</span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">İşte bunu size ve umum ehl-i vicdana ilân ediyorum ki, yüzde on zındık dinsizin yüzünden doksan mâsuma zarar gelmemek için, bütün kuvvetiyle dahildeki emniyet ve âsâyişi muhafaza etmek için, Nur dersleriyle herkesin kalbine bir yasakçı bırakmak için Kur&#8217;ân-ı Hakîm ona o dersi vermiş</span>.<span style="text-decoration:underline;"> <strong>Yoksa bir günde, yirmi sekiz senelik zâlim düşmanlarımdan intikamımı alabilirim</strong></span><strong>.</strong> <span style="text-decoration:underline;">Onun içindir ki, âsâyişi mâsumların hatırı için muhafaza yolunda haysiyetini, şerefini tahkir edenlere karşı müdafaa etmiyor ve diyor ki: &#8220;Ben, değil dünyevî hayatı, lüzum olsa âhiret hayatımı da millet-i İslâmiye hesabına feda edeceğim.&#8221;</span></p>
<p><em>Emirdağ Lâhikası (2) &#8211; Mektup No: 100 &#8211; </em><em>s.1880</em></p>
<p>Üstad Said Nursî (Rahmetullahi Aleyh)<span> </span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hyadigar.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hyadigar.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hyadigar.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hyadigar.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hyadigar.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hyadigar.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hyadigar.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hyadigar.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hyadigar.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hyadigar.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hyadigar.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hyadigar.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hyadigar.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hyadigar.wordpress.com/19/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=19&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sufyan-ve-komitesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/712760f90af8c1ef62d9e6b06612c0e8?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">hyadigar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Şehidin Duası &#8211; Ali Şeriati [Kendi Sesinden]</title>
		<link>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sehidin-duasi-ali-seriati-kendi-sesinden/</link>
		<comments>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sehidin-duasi-ali-seriati-kendi-sesinden/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 15:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hyadigar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Şeriati]]></category>
		<category><![CDATA[Dr Ali Şeriati]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[kendi sesinden]]></category>
		<category><![CDATA[Şehadet]]></category>
		<category><![CDATA[Şehid]]></category>
		<category><![CDATA[Şehit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hyadigar.wordpress.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Şehadet&#8221; adlı kitabında Dr. Ali Şeriati&#8217;nin bu aşk dolu duasını okumuştum. Çok güzel.. Ve şimdi kendi sesinden bu duayı size sunuyorum; İndiririp dinlemek için tıklayınız; http://rapidshare.com/files/254600159/Dua_-_Ali___350_eriati.rar.html  veya şu linkten indiriniz; http://www.file-upload.net/download-1756906/Dua&#8212;Ali&#8212;350-eriati.rar.html DUA &#8211; Ali Şeriati  Ey kadir olan Allah&#8217;ım! Alimlerimize sorumluluk, halkımıza bilim, dindarlarımıza din, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza kavrayış, kavramışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza bilinç, erkeklerimize onur, ihtiyarlarımıza [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=17&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Şehadet&#8221; adlı kitabında Dr. Ali Şeriati&#8217;nin bu aşk dolu duasını okumuştum. Çok güzel..</p>
<p>Ve şimdi kendi sesinden bu duayı size sunuyorum;</p>
<p>İndiririp dinlemek için tıklayınız;</p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/254600159/Dua_-_Ali___350_eriati.rar.html">http://rapidshare.com/files/254600159/Dua_-_Ali___350_eriati.rar.html</a></p>
<p> veya şu linkten indiriniz;</p>
<p><a href="http://www.file-upload.net/download-1756906/Dua---Ali---350-eriati.rar.html">http://www.file-upload.net/download-1756906/Dua&#8212;Ali&#8212;350-eriati.rar.html</a></p>
<p>DUA &#8211; Ali Şeriati</p>
<p> Ey kadir olan Allah&#8217;ım! Alimlerimize sorumluluk, halkımıza bilim, dindarlarımıza din, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza kavrayış, kavramışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza bilinç, erkeklerimize onur, ihtiyarlarımıza bilgi, gençlerimize asalet, öğretmenlerimize inanç, Öğrencilerimize de inanç, uyuyanlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, muhafazakarlarımıza hareket, suskunlarımıza feryat, yazarlarımıza güvenirlik, sanatkarlarımıza dert, şairlerimize şuur, araştırmacılarımıza hedef, tebliğlerimize gerçek, kıskançlarımıza şifa, bencillerimize insaf, sevenlerimize edep, tüm mezheplerimize vahdet, halkımıza kendini bilme, tüm milletimize samimiyet, himmet, özveri, fedakarlık, kurtuluşa yaraşırlık ve izzet bağışla.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hyadigar.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hyadigar.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hyadigar.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hyadigar.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hyadigar.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hyadigar.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hyadigar.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hyadigar.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hyadigar.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hyadigar.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hyadigar.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hyadigar.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hyadigar.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hyadigar.wordpress.com/17/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=17&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hyadigar.wordpress.com/2009/07/11/sehidin-duasi-ali-seriati-kendi-sesinden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/712760f90af8c1ef62d9e6b06612c0e8?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">hyadigar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İki Deccal..</title>
		<link>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/iki-deccal/</link>
		<comments>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/iki-deccal/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 16:29:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hyadigar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nurani İktibaslar]]></category>
		<category><![CDATA[üstad said nursi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük deccal]]></category>
		<category><![CDATA[beşinci şua]]></category>
		<category><![CDATA[deccal]]></category>
		<category><![CDATA[deccaller]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[iki deccal]]></category>
		<category><![CDATA[islam deccalı süfyan]]></category>
		<category><![CDATA[münafık]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>
		<category><![CDATA[rejimler]]></category>
		<category><![CDATA[said nursi]]></category>
		<category><![CDATA[süfyan]]></category>
		<category><![CDATA[süfyani sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[şualar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hyadigar.wordpress.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[İki Deccal.. [Deccal ve İslam Deccalı Süfyan - Beşinci Şua'dan İktibaslar] “…Rivayetlerde, her iki Deccalın [1] harikulâde icraatlarından (acayip çalışmalarından) ve pek fevkalâde iktidarlarından (kuvvetlerinden) ve heybetlerinden bahsedilmiş. Hattâ bedbaht (talihsiz) bir kısım insanlar, onlara bir nevi ulûhiyet (bir çeşit ilahlık) isnad eder diye haber verilmiş. Bunun sebebi nedir? Elcevap: (En doğrusunu Allah bilir) icraatları [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=14&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İki Deccal.. [Deccal ve İslam Deccalı Süfyan - Beşinci Şua'dan İktibaslar]</p>
<p><strong><em>“…Rivayetlerde, her iki Deccalın [1] harikulâde icraatlarından (acayip çalışmalarından) ve pek fevkalâde iktidarlarından (kuvvetlerinden) ve heybetlerinden bahsedilmiş. Hattâ bedbaht (talihsiz) bir kısım insanlar, onlara bir nevi ulûhiyet (bir çeşit ilahlık) isnad eder diye haber verilmiş. Bunun sebebi nedir?</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Elcevap: (En doğrusunu Allah bilir) icraatları büyük ve hârikulâde olması ise: Ekser tahribat (bozma ve yıkım) ve hevesata sevkiyat (nefse hoş gelene yönlendirme) olduğundan, (az zamanda) kolayca harikulâde öyle (çok) işler yaparlar ki, bir rivayette, &#8220;Bir günleri bir senedir.&#8221; Yani, bir senede yaptıkları işleri üç yüz senede yapılmaz denilmiş. Ve iktidarları pek fevkalâde görülmesi ise, dört cihet (yönü) ve sebebi var:</em></strong></p>
<p><strong><em>Birincisi: İstidrac [2] eseri olarak, müstebidâne (zorba-baskıcı) olan koca hükûmetlerinde, cesur orduların ve faal milletin kuvvetiyle vukua gelen terakkiyat (yüceliş) ve iyilikler haksız olarak onlara isnad edilmesiyle (verilmesiyle), binler adam kadar bir iktidar onların şahıslarında tevehhüm edilmeye (düşünülmeye) sebep olur.</em></strong></p>
<p><strong><em>Halbuki, hakikaten ve kaideten (hakikatte ve prensipte), bir cemaatin (toplumun) hareketiyle vücuda gelen müsbet mehâsin (olumlu şeyler; iyilikler ve güzellikler) ve şeref ve ganimet (kazanç ve ödüller) (yine) o cemaate (halka) taksim edilir (bölüştürülür) ve efradına (fertlerinin her birine) verilir. Ve seyyiat (çirkinlikler, kötülükler) ve tahribat ve zayiat (yıkımlar) ise, reisinin (yöneticilerin) tedbirsizliğine ve kusurlarına verilir. Meselâ, bir tabur (bölük) bir kaleyi fethetse, ganimet ve şeref süngülerine (savaşanlara) aittir. Ve menfî tedbirlerle (yanlış yönlendirmelerle) zayiatlar (kayıplar) olsa, kumandanlarına (komutanlarına) aittir.</em></strong></p>
<p><strong><em>İşte hak ve hakikatin bu düstur-u esasiyesine (değişmez prensibinde) bütün bütün muhalif (zıt) olarak müsbet terakkiyat (ilerleyiş) ve hasenat (güzellikler) o müthiş (dehşetli, korkunç) başlara (yöneticilere) ve menfî icraat (kötülükler) ve seyyiat (çirkinlikler) bîçare milletlerine verilmesiyle, (aslında) nefret-i âmmeye (halkın düşmanlığına) lâyık olan o şahıslar, istidrac cihetiyle (hak etmeden elde ettikleri makamlar yönünden), ehl-i gaflet (gerçeği bilmeyenler) tarafından bir muhabbet-i umumiyeye (halkın sevgisine) mazhar olurlar.</em></strong></p>
<p><strong><em>İkinci cihet (yön) ve sebep: Her iki Deccal (İslam düşmanı rejim-sistem), âzamî (çok büyük) bir istibdat (zorbalık) ve âzamî bir zulüm ve âzamî bir şiddet ve dehşetle hareket ettiklerinden, âzamî bir iktidar (kuvvet) görünür. Evet, öyle acip (eşi-benzeri görülmemiş) bir istibdat [3] ki, kanunlar perdesinde (kanun adı altında) herkesin vicdanına ve mukaddesatına (yüce değerlerine), hattâ elbisesine [4] müdahale ederler. (Zannederim, asr-ı âhirde İslâm ve Türk hürriyetperverleri, bir hiss-i kablelvuku ile bu dehşetli istibdadı (zulmü) hissederek oklar atıp hücum etmişler (karşı durmuşlar). Fakat çok aldanıp yanlış (ve kısmî) bir hedef ve hatâ bir cephede (yanlışa karşı yanlış safta) hücum göstermişler.) Hem öyle bir zulüm ve cebir (zorbalık) ki, bir adamın yüzünden yüz köyü harap (eder) ve yüzer mâsumları (günahsızları) tecziye ve tehcir ile (cezalandırır ve sürerek) perişan eder.</em></strong></p>
<p><strong><em>Üçüncü cihet ve sebep: Her iki Deccal, Yahudinin İslâm ve Hıristiyan aleyhinde şiddetli bir intikam besleyen gizli komitesinin muavenetini (yardımını) ve kadın hürriyetlerinin (kadın hakları) perdesi altındaki dehşetli (korkunç) bir diğer komitenin yardımını, hattâ İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini (yardımlarını) kazandıklarından, dehşetli bir iktidar zannedilir. Hem bazı ehl-i velâyetin (Allah dostlarının) istihracatıyla (çıkarımlarıyla) anlaşılıyor ki, İslâm devletinin başına geçecek olan Süfyanî Deccal (gizli İslam düşmanı) ise, gayet muktedir (kudretli) ve dahi ve faal ve gösterişi istemeyen ve şahsî olan (kişisel) şan ve şerefe ehemmiyet (önem) vermeyen bir sadrâzam (bakan gibi..) ve gayet cesur ve iktidarlı ve metin ve cevval ve şöhretperestliğe tenezzül etmeyen bir serasker (general gibi..) bulur, onları teshir eder (büyüler). Onların fevkalâde ve dâhiyâne icraatlarını (faaliyetlerini), riyasızlıklarından (gösterişi sevmeyişlerinden) istifade ile kendi şahsına isnat (dayandırır) ve o vasıtayla koca ordunun ve hükûmetin teceddüt ve inkılâp ve harb-i umumî (cihan savaşı) inkılâbından gelen şiddet-i ihtiyacın sevkiyle işledikleri terakkiyatı (ilerlemeleri) şahsına isnad ettirerek (dayandırarak) şahsında pek acip (acayip) ve harika bir iktidar (kuvvet) bulunduğunu meddahlar (dalkavuklar) tarafından işâa ettirir (etrafa yayar).</em></strong></p>
<p><strong><em>Dördüncü cihet ve sebep: Büyük Deccalın (insanlık dünyasında faaliyet gösteren İslam düşmanı sistemin), ispritizma nevinden teshir edici (büyüleyici, aldatıcı) hassaları (özellikleri) bulunur. İslâm Deccalının (İslam Dünyasında faaliyet gösteren Deccalın) dahi, bir gözünde teshir edici manyetizma bulunur. Hattâ, rivayetlerde &#8220;Deccalın bir gözü kördür&#8221; [5] diye nazar-ı dikkati gözüne çevirerek Büyük Deccalın bir gözü kör ve ötekinin bir gözü, öteki göze nisbeten kör hükmünde olduğunu hadiste kaydetmekle, onlar (Müslüman ve ıslah edici görünseler de) kâfir-i mutlak (tam kafir) bulunduğundan, yalnız münhasıran bu dünyayı görecek bir tek gözü var ve âkıbeti ve âhireti görebilecek gözleri olmamasına işaret eder.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ben bir mânevî âlemde İslâm Deccalını gördüm. Yalnız birtek gözünde teshirci bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bütün münkir (tam inkarda) bildim. İşte bu inkâr-ı mutlaktan (kafirlikten) çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata (yüce değerlere) hücum eder. Avâm-ı nâs (gerçeği araştırmayan halk tabakası) hakikat-ı hali (işin iç yüzünü) bilmediklerinden, harikulâde iktidar ve cesaret zannederler.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hem şanlı ve kahraman bir millet, mağlûbiyeti hengâmında (yenilgi zamanında), böyle istidraçlı ve şanlı ve talihli ve muvaffakiyetli ve kurnaz bir kumandanı bulunduğundan, gizli ve dehşetli olan mâhiyetine (kötü yönüne) bakmayarak, kahramanlık damarıyla onu alkışlar, başına kor, seyyielerini (müthiş kötülüklerini ise) örtmek ister. Fakat kahraman ve mücahid ordunun ve dindar milletin ruhundaki nur-u iman ve Kur&#8217;ân ışığıyla hakikat-ı hali (gerçeği) göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılır. (Şualar, Said-i Nursî)</em></strong></p>
<p><em>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</em></p>
<p><em>Dipnotlar;</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>[1] Birisi (SÜFYAN) İslâm Dünyasında, birisi (DECCAL) insanlık dünyasında faaliyet gösteren din yıkıcıları ve devam edegelen sistemleri</em></p>
<p><em>[2] Bazı kimselerin hakları olmadığı halde mühim makamlara gelmesi</em></p>
<p><em>[3] Baskıcı ve zorba yönetim</em></p>
<p><em>[4] Kılık-kıyafet düzenlemesi adı altında tesettürün yasaklanması gibi..</em></p>
<p><em>[5] Buhari, Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizi.</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hyadigar.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hyadigar.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hyadigar.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hyadigar.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hyadigar.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hyadigar.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hyadigar.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hyadigar.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hyadigar.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hyadigar.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hyadigar.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hyadigar.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hyadigar.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hyadigar.wordpress.com/14/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=14&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/iki-deccal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/712760f90af8c1ef62d9e6b06612c0e8?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">hyadigar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ülkeyi kim kurtardı?</title>
		<link>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/ulkeyi-kim-kurtardi/</link>
		<comments>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/ulkeyi-kim-kurtardi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 16:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hyadigar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nurani İktibaslar]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[deccal]]></category>
		<category><![CDATA[fetih]]></category>
		<category><![CDATA[içki]]></category>
		<category><![CDATA[islam deccalı]]></category>
		<category><![CDATA[islam ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal]]></category>
		<category><![CDATA[kemal]]></category>
		<category><![CDATA[kumandan]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ondördüncü şua]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[ordunun]]></category>
		<category><![CDATA[risale]]></category>
		<category><![CDATA[risale-i nur]]></category>
		<category><![CDATA[risalei nur]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[süfyan]]></category>
		<category><![CDATA[taassub]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<category><![CDATA[şarap]]></category>
		<category><![CDATA[şualar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hyadigar.wordpress.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Zafer Ordunundur; Komutanın Değil.. &#8230;bazı zâtlar, âhirzaman hâdisatını (olaylarını) haber veren müteşabih (anlamı açık olmayan) hadîsleri suâl etmek münasebetiyle, o eski risalenin aslını tanzim ettim (düzenledim). Risale-i Nur&#8217;un Beşinci Şuası namını aldı../..Bu makamda bir müddeiumumînin (savcının), Mustafa Kemal&#8216;e dostluğu taassubuyla, kanunsuz ve lüzumsuz ve yanlış itiraz ve sualleri beni bu sadet harici gibi izahatı (açıklamayı) [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=11&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zafer Ordunundur; Komutanın Değil.. </strong></p>
<p>&#8230;bazı zâtlar, <strong>âhirzaman hâdisatı</strong>nı (olaylarını) haber veren müteşabih (anlamı açık olmayan) hadîsleri suâl etmek münasebetiyle, o eski risalenin aslını tanzim ettim (düzenledim). <span style="text-decoration:underline;">Risale-i Nur&#8217;un</span> <strong><span style="text-decoration:underline;">Beşinci Şua</span></strong><span style="text-decoration:underline;">sı</span> namını aldı../..Bu makamda bir müddeiumumînin (savcının), <strong>Mustafa Kemal</strong>&#8216;e dostluğu taassubuyla, kanunsuz ve lüzumsuz ve yanlış itiraz ve sualleri beni bu sadet harici gibi izahatı (açıklamayı) vermeye mecbur eyledi. Ben onun, adliye kanunu namına tamamen şahsî ve kanunsuz bir sözünü misal olarak beyan ediyorum.</p>
<p>Dedi: &#8220;<strong>Beşinci Şuada sen hiç kalben nedamet etmedin mi </strong>(pişmanlık duymadın mı) <strong>ki, onu </strong>(M. Kemal Atatürk’ü) <strong>rakıdan ve şaraptan su tulumbası gibi tâbirlerle tezyif etmişsin? </strong>(Halbuki o ülkeyi kurtardı..)<strong>&#8220;</strong></p>
<p>Ben onun bütün bütün mânâsız ve yanlış ve dostluk taassubuna mukabil (karşılık) derim: Kahraman ordunun zaferi ve şerefi ona verilmez, yalnız onun bir hissesi olabilir. Nasıl ki ordunun ganimeti, malları, erzakları bir kumandana verilse zulümdür, dehşetli bir haksızlıktır.</p>
<p><strong><em>Evet nasıl o insafsız </em></strong><em>(savcı)<strong>, o çok kusurlu adamı sevmemekle beni itham etti </strong>(suçladı)<strong>, âdeta vatan hâini yaptı. Ben de onu, orduyu sevmemekle itham ediyor </strong>(suçluyor)<strong>um. Çünkü bütün şerefi ve mânevî ganimeti o dostuna verip, orduyu şerefsiz bırakıyor. Hakikat ise, müsbet şeyler, haseneler, iyilikler cemaate, orduya tevzi edilir ve menfîler ve tahribat ve kusurlar başa verilir. Çünkü birşeyin vücudu </strong>(varlığı)<strong>, bütün şeraitin </strong>(şartların)<strong> ve erkânının </strong>(rükûnlerinin)<strong> vücudu ile olur ki, kumandan yalnız bir şarttır. Ve o şeyin ademi </strong>(yokluğu)<strong> ve bozulması ise, bir şartın ademiyle ve bir rüknün bozulmasıyle olur, mahvolur, bozulur. O fenalık başa ve reise verilebilir. İyilikler ve haseneler </strong>(güzellikler)<strong>, ekseriyetle </strong>(çoğunlukla)<strong> müsbet ve vücudîdir. Başlar </strong>(liderler)<strong> sahip çıkamazlar. Fenalıklar ve kusurlar, ademîdir ve tahribîdir. Reisler mes&#8217;ul </strong>(sorumlu)<strong> olurlar. Hak ve hakikat böyle iken, nasıl ki bir aşiret fütuhat </strong>(fetihler)<strong> yapsa, &#8220;Aferin Hasan Ağa&#8221;; mağlûp olsa </strong>(yenilse)<strong> &#8220;Aşirete Tuh&#8221; diye aşiret tezyif edilse </strong>(küçük düşürülse)<strong>, bütün bütün hakikatin aksine hükmedilir. Aynen öyle de, beni itham eden o müddeî </strong>(savcı)<strong> bütün bütün hak ve hakikatin aksine bir hatâsıyla, güya adliye namına hükmetti.</strong></em> [Risale-i Nur’dan iktibastır.. (<em>On Dördüncü Şua - s.1028)</em>] <em></em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hyadigar.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hyadigar.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hyadigar.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hyadigar.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hyadigar.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hyadigar.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hyadigar.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hyadigar.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hyadigar.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hyadigar.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hyadigar.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hyadigar.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hyadigar.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hyadigar.wordpress.com/11/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=11&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/ulkeyi-kim-kurtardi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/712760f90af8c1ef62d9e6b06612c0e8?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">hyadigar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Muhafazakar ! ve Demokrat Partiler</title>
		<link>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/muhafazakar-ve-demokrat-partiler/</link>
		<comments>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/muhafazakar-ve-demokrat-partiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 16:04:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hyadigar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nurani İktibaslar]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[cumhur]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrat]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[dindar cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[dinsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[hafız]]></category>
		<category><![CDATA[ilerleme]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islam cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[muhafazakar]]></category>
		<category><![CDATA[muhafazakarlar]]></category>
		<category><![CDATA[muhafız]]></category>
		<category><![CDATA[partiler]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi partiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hyadigar.wordpress.com/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[Muhafazakar ! ve Demokrat.. R. Tayyip, partisini “Muhafazakar Demokrat” diye tanımlamış. Daha önceleri gazetelerde bazı köşe yazarlarının da bu hataya düştüğünü görmüştüm. Sorun, falan parti veya filanca partiler değildir. Aslında hepsi sorundur da, dikkatinizi bu yazımdaTanım.. ve tanımdaki çelişkiye çekmek istiyorum.. Yani, hiçbir partiyi desteklemeyen bu vatandaş bu defaya özgü partileri veya kişileri değil, fikirleri irdeleyecek. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=7&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Muhafazakar ! ve Demokrat..</p>
<p>R. Tayyip, partisini <strong>“Muhafazakar Demokrat”</strong> diye tanımlamış. Daha önceleri gazetelerde bazı köşe yazarlarının da bu hataya düştüğünü görmüştüm. Sorun, falan parti veya filanca partiler değildir. Aslında hepsi sorundur da, dikkatinizi bu yazımda<strong><em>Tanım..</em></strong> <strong><em>ve tanımdaki çelişki</em></strong><em>ye çekmek istiyorum..</em> Yani, hiçbir partiyi desteklemeyen bu vatandaş bu defaya özgü partileri veya kişileri değil, fikirleri irdeleyecek. Eşlik eder misiniz?</p>
<p><strong><em>“Muhafazakar Demokrat”</em></strong> ta(nı)mlamasında izafe edilen ve izafe olunan iki kavram üzerinde kısaca duralım.</p>
<p><strong><em>‘Demokrat’</em></strong> sıfatı ecnebî lisanındaki ‘Democracy’ (Demokrasi) kelimesinden türemiştir. Ama ne hikmettir bilinmez kimse henüz tam tanımlayamamış bu ‘demokrasi’yi. [1] Yani, ne idiği belirsiz bir söylem. Tanımlanmamasıyla her yana çekilebilen bilmece gibi bir kavram; DEMOKRASİ.. ve bir o kadar kıvırtkan, DEMOKRAT..</p>
<p><strong><em>‘Muhafazakâr’</em></strong> ise Arap lisanındaki (değişim, zarar ve sair afetlerden) koruma-saklama anlamlarına sahip ‘HaFeZe’ kelimesinden türemiştir. Bu bağlamda dini ve kültürel değerlerini (akıl kabında) saklayana <strong><em>‘Hafız’</em></strong> ve (gayretleriyle-çalışmalarıyla) içtimai hayatta koruyana<strong><em> ‘Muhafız’</em></strong> denir. [Muhafazakar yani; muhafaza ehli.. Koruyucu..]</p>
<p>Tanımları ister farklı şekilde yapılsın, ister hiç yapılmasın bu iki kelime <strong><em>nasıl beraber kullanılıyor </em></strong>–hem de tamlama olarak- şaşırmamak elde değil.. <strong><em>Biri </em></strong>(tanımı yapılmadığından veya her yana çekilmesi istendiğinden) <strong><em>değişken, diğeri ise değişime karşı olan..</em></strong></p>
<p>Muhafazakar, yüce değerlerine kökten bağlı kişiye denir.. Değişime karşı olandır Muhafız.. Her an zinde ve teyakkuzdur.. İslam da bunu gerektirmekte.. İranlı bir devlet yetkilisinin dediği gibi <strong><em>“Değişime Hayır.. Gelişime (ve İlerlemeye) Evet..” der Muhafazakar..</em></strong></p>
<p>Demokrasi ve Laiklik ise birer yeniliktir, yani değişim.. Dinimizde, dilimizde ve tarihimizde yeri yoktur.. [2] Yabancıların icadı, yine yabancı fikirlerdir..</p>
<p>Bu durumda <strong>Muhafazakar Demokrat olamaz.. Demokrat Muhafazakar da..</strong> Çünkü Muhafaza edilen ve edilmesi gereken 1400 sene evvel insanlığa gelmiş olan değerlerdir. Demokrasiyi ve laikliği muhafazadan bahsedilmesi ne de saçma geliyor..</p>
<p>Değişim olan ve bu yüzden dinde reddedilmesi gereken Laiklik ve Demokrasiyi, muhafaza edilmesi gereken İslam ve Cumhuriyet (İslam Cumhuriyeti) ile karıştırmak&#8230; İşte, en büyük hatamız budur..</p>
<p>İşin aslını gerçek bir Muhafazakâr liderden dinleyelim;</p>
<p><strong><em>“…benden sordular ki: &#8220;Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ben de dedim: &#8220;Eskişehir mahkeme reisinden başka daha sizler dünyaya gelmeden ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu</em></strong> (İslam Cumhuriyeti fikrini savunduğumu) <strong><em>elinizdeki tarihçe-i hayatım ispat eder. Hülâsası</em></strong> (özetle) <strong><em>şudur ki: O zaman şimdiki gibi, hâli bir türbe kubbesinde inzivada idim. Bana çorba geliyordu. Ben de tanelerini karıncalara verirdim, ekmeğimi onun suyuyla yerdim. İşitenler benden soruyordular. Ben de derdim: Bu karınca ve arı milletleri cumhuriyetçidirler. O cumhuriyetperverliklerine</em></strong> (Cumhuriyeti sevmelerine) <strong><em>hürmeten, tanelerini karıncalara verirdim.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>Sonra dediler: &#8220;Sen Selef-i Salihîne</em></strong> (geçmiş salihlere) <strong><em>muhalefet ediyor</em></strong> (onlara aykırı davranıyor)<strong><em>sun.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>Cevaben diyordum: &#8220;Hulefâ-i Râşidîn </em></strong>(dört halife),<strong><em> her biri hem halife, hem reis-i cumhur</em></strong> (cumhurbaşkanı) <strong><em>idi. Sıddîk-ı Ekber</em></strong> (İmam-ı Ali r.a), <strong><em>Sahabe-i Kirama elbette reis-i cumhur hükmünde idi. Fakat mânâsız isim ve resim değil, belki hakikat-i adaleti</em></strong> (gerçek adaleti) <strong><em>ve hürriyet-i şer&#8217;iyeyi</em></strong> (şer’i özgürlüğü) <strong><em>taşıyan mânâ-yı dindar cumhuriyetin reisleri</em></strong> (İslam Cumhuriyetinin başkanları) <strong><em>idiler.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>İşte, ey müddeiumumî</em></strong> (savcı) <strong><em>ve mahkeme âzâları.</em></strong></p>
<p><strong><em>Elli seneden beri bende bulunan bir fikrin aksiyle beni itham ediyorsunuz</em></strong> (suçluyorsunuz). <strong><em>Eğer</em></strong> (İslam Cumhuriyeti’ni değil de) <strong><em>lâik cumhuriyet soruyorsanız, ben biliyorum ki, lâik mânâsı, bîtaraf </em></strong>(tarafsız) <strong><em>kalmak, yani hürriyet-i vicdan düsturuyla, dinsizlere ve sefahetçilere ilişmediği gibi, dindarlara</em></strong> (muhafazakarlara) <strong><em>ve takvâcılara da ilişmez</em></strong> (karışmaz) <strong><em>bir hükûmet telâkki ederim</em></strong> (anlarım). <strong><em>On senedir ki hayat-ı siyasiye</em></strong> (siyasetten) <strong><em>ve içtimaiyeden çekilmişim.</em></strong> (Bu yüzden) <strong><em>Hükümet-i cumhuriye</em></strong> (Cumhuriyet hükümetinin gerçekte) <strong><em>ne hal kesb ettiğini</em></strong> (aldığını) <strong><em>bilmiyorum. El&#8217;iyâzü billâh</em></strong> (Allah korusun), <strong><em>eğer dinsizlik hesabına imanına ve âhiretine çalışanları</em></strong>(n aleyhine ve onları) <strong><em>mes&#8217;ul edecek</em></strong> (sorumlu tutacak) <strong><em>kanunları yapan ve kabul eden bir dehşetli şekle girmişse, bunu size bilâperva ilân ve ihtar ederim ki, bin canım olsa, imana ve âhiretime feda etmeye hazırım. Ne yaparsanız yapınız, benim son sözüm &#8220;Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.&#8221;</em></strong> (Âl-i İmrân; 173)<strong><em> olacak&#8230;”</em></strong> [3]</p>
<p>Üstad Hazretleri, sonraları başka bir yerde ilan ediyor ki;</p>
<p><strong><em>“&#8230; muarızlarımız olan zındıklar ve münafıklar, istibdad-ı mutlaka</em></strong> (baskıcı-zorba yönetime)<strong><em> &#8220;cumhuriyet&#8221;</em></strong> (gibi yüce bir)<strong><em> nâmı</em></strong> (ismi)<strong><em> vermekle, irtidad-ı mutlakı </em></strong>(dinden uzaklaşmayı-dönmeyi)<strong><em> rejim altına </em></strong>(devlet desteğine)<strong><em> almakla, sefahet-i mutlaka</em></strong> (beyinsizliğe yine)<strong><em> &#8220;medeniyet&#8221;</em></strong> (çağdaşlık)<strong><em> ismi</em></strong> (adını)<strong><em> vermekle, cebr-i keyfî-i küfrîye</em></strong> [4] <strong><em>&#8220;kanun&#8221; ismini takmakla hem sizi iğfal, hem hükümeti işgal, hem bizi perişan ederek, hâkimiyet-i İslâmiyeye ve millete ve vatana ecnebi hesabına</em></strong> (yabancıların faydasına) <strong><em>darbeler vuruyorlar&#8230;”</em></strong> [5], [6]</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Dipnotlar;</p>
<p>[1]- Genelde <strong><em>“halkın kendi kendini yönetmesi”</em></strong><em> </em>şeklinde yorumlanıyor demokrasi.. Ama, halkın kendi kendini yönetmesi <strong><em>‘Cumhuriyet’tir, ‘Demokrasi’</em></strong> değil. İslam bu yüzden, Cumhuriyet yönetimine izin verir, Yüce Meleklerin veya daha başka yüce varlıkların değil, insanlığın yine kendilerini İslam hükümleriyle idare etmesini ve yönetmesini emreder Kur’an. Bu yüzden yönetim olarak <strong><em>İslam Cumhuriyeti</em></strong> amaçlanmıştır. (Yeryüzünde, şu an, maalesef bu yönetim sistemini sadece İran kabul ediyor. Sudan ve Somali de bu yönetime geçmek üzere.. İnşaAllah çoğalır bu ülkeler.)</p>
<p>[2]- Demokrasi, bazen de <strong><em>“Çoğunluğun isteğinin hüküm-fermâ (geçerli) olması”</em></strong> şeklinde yorumlanır. Gerçi, şahid olunan tüm Demokratik hükümetlerde bunun aksi gerçekleşmiştir; temsilci-vekil adını alan (ama temsille ilgisi olmayan) az bir grubun keyfî uygulamaları kanun kabul edilmiştir. Bu tanımdaki demokrasi gerçekten yaşanmış olsa bile İslamca yanlıştır. Zira; Allah (c.c) buyuruyor; <strong><em>“Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar sadece zanna uyarlar ve saçmalarlar.”</em></strong> (En’am Suresi, 116)</p>
<p>[3]- Said Nursî , Risale-i Nur; On İkinci Şua, sf. 992</p>
<p>[4]- cebr-i keyfî-i küfrîye: hem cebren (güç kullanarak-zorbalıkla), hem keyfi olarak (nedensiz ve gerekçesiz – kafa nereye eserse), hem de küfür yönünde kanunlar çıkarma..</p>
<p>[5]- Said Nursî, Risale-i Nur; Onikinci Şua, sf. 995</p>
<p>[6]- Başka yerde de; <strong><em>“Sâbık</em></strong> (önceki)<strong><em> mahkemelerde dâvâ ettiğim ve hüccetlerini</em></strong> (delillerini)<strong><em> gösterdiğimiz gibi, bizim gizli düşmanlarımız ve hükûmeti iğfal ve bir kısım erkânını evhamlandıran ve adliyeleri aleyhimize sevk eden resmî ve gayr-ı resmî muarızlarımız, ya gayet fena bir surette aldanmış veya aldatılmış veya anarşilik hesabına gayet gaddar bir ihtilâlcidir veya İslâmiyete ve hakikat-i Kur&#8217;ân&#8217;a karşı mürtedâne mücadele eden bir dessas zındıktır</em></strong> (fitneci kafirdir)<strong><em> ki, bize hücum etmek için istibdad-ı mutlaka</em></strong> (zorba yönetime)<strong><em> cumhuriyet namını vermekle, irtidad-ı mutlakı</em></strong> (dinden dönmeyi)<strong><em> rejim altına almakla, sefahet-i mutlaka</em></strong> (beyinsizliğe)<strong><em> medeniyet</em></strong> (çağdaşlık)<strong><em> namını takmakla, cebr-i keyfî-i küfrîye kanun namını vermekle hem bizi perişan, hem hükûmeti iğfal, hem adliyeyi bizimle mânâsız meşgul eylediler.”</em></strong> (Ondördüncü Şuâ; sf, 1037)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hyadigar.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hyadigar.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hyadigar.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hyadigar.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hyadigar.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hyadigar.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hyadigar.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hyadigar.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hyadigar.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hyadigar.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hyadigar.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hyadigar.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hyadigar.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hyadigar.wordpress.com/7/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=7&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/muhafazakar-ve-demokrat-partiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/712760f90af8c1ef62d9e6b06612c0e8?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">hyadigar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&#8216;İslam Cumhuriyeti&#8217; üzerine..</title>
		<link>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/islam-cumhuriyeti-uzerine/</link>
		<comments>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/islam-cumhuriyeti-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 15:48:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hyadigar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nurani İktibaslar]]></category>
		<category><![CDATA[üstad said nursi]]></category>
		<category><![CDATA[birleşik]]></category>
		<category><![CDATA[cemahir]]></category>
		<category><![CDATA[cemahir-i müttefika-i islâmiye]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islam ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[islam birliği]]></category>
		<category><![CDATA[islam cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[islam cumhuriyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[islam cumhuriyetleri birliği]]></category>
		<category><![CDATA[islam devleti]]></category>
		<category><![CDATA[islam devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[islam inkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami devlet]]></category>
		<category><![CDATA[islami vahdet]]></category>
		<category><![CDATA[islamiye]]></category>
		<category><![CDATA[ittifak]]></category>
		<category><![CDATA[müttefik]]></category>
		<category><![CDATA[müttefika]]></category>
		<category><![CDATA[said nursi]]></category>
		<category><![CDATA[said-i nursi]]></category>
		<category><![CDATA[vahdet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hyadigar.wordpress.com/?p=4</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İslam Cumhuriyeti&#8221; Üzerine&#8230; Üstad Said-i Nursî Hazretlerinden İktibaslarla.. &#8220;.. Orada benden sordular ki: &#8220;Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?&#8221; Ben de dedim: &#8220;Eskişehir mahkeme reisinden başka daha sizler dünyaya gelmeden ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu (İslam Cumhuriyeti fikrini savunduğumu) elinizdeki tarihçe-i hayatım ispat eder. Hülâsası (özetle) şudur ki: O zaman şimdiki gibi, hâli bir türbe kubbesinde inzivada idim. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=4&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;İslam Cumhuriyeti&#8221; Üzerine&#8230;</em></p>
<p><em>Üstad Said-i Nursî Hazretlerinden İktibaslarla..</em></p>
<p><strong><em>&#8220;.. Orada benden sordular ki: &#8220;Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ben de dedim: &#8220;Eskişehir mahkeme reisinden başka daha sizler dünyaya gelmeden ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu</em></strong><em> (İslam Cumhuriyeti fikrini savunduğumu)<strong> elinizdeki tarihçe-i hayatım ispat eder. Hülâsası </strong>(özetle) <strong>şudur ki: O zaman şimdiki gibi, hâli bir türbe kubbesinde inzivada idim. Bana çorba geliyordu. Ben de tanelerini karıncalara verirdim, ekmeğimi onun suyuyla yerdim. İşitenler benden soruyordular. Ben de derdim: Bu karınca ve arı milletleri cumhuriyetçidirler. O cumhuriyetperverliklerine</strong> (Cumhuriyetçiliklerine)<strong> hürmeten, tanelerini karıncalara verirdim.&#8221;</strong></em></p>
<p><strong><em>Sonra dediler: &#8220;Sen Selef-i Salihîne </em></strong><em>(geçmiş salihlere)<strong> muhalefet ediyor</strong> (aykırı davranıyor)<strong>sun.&#8221;</strong></em></p>
<p><strong><em>Cevaben diyordum: &#8220;Hulefâ-i Râşidîn </em></strong><em>(dört halife)<strong>, her biri hem halife, hem reis-i cumhur</strong> (cumhurbaşkanı)<strong> idi. Sıddîk-ı Ekber </strong>(Hz. Ali r.a)<strong>, Sahabe-i Kirama elbette reis-i cumhur hükmünde idi. Fakat</strong> (bu Cumhuriyetten kasıt)<strong> mânâsız isim ve resim</strong> (şekil-görüntü)<strong> değil, belki hakikat-i adaleti</strong> (gerçek adaleti)<strong> ve hürriyet-i şer&#8217;iyeyi </strong>(şeriat hürriyetlerini)<strong> taşıyan mânây-ı dindar cumhuriyetin reisleri </strong>(İslam Cumhuriyeti’nin başkanları) <strong>idiler.&#8221;</strong></em></p>
<p><strong><em>İşte, ey müddeiumumî </em></strong><em>(savcı)<strong> ve mahkeme âzâları.</strong></em></p>
<p><strong><em>Elli seneden beri bende bulunan bir fikrin aksiyle beni itham ediyorsunuz</em></strong><em> (suçluyorsunuz). <strong>Eğer</strong> (İslam Cumhuriyeti’ni değil de)<strong> lâik cumhuriyet</strong> (hakkındaki fikrimi)<strong> soruyorsanız, ben biliyorum ki, lâik mânâsı </strong>(laik kelimesinden)<strong>, bîtaraf</strong> (tarafsız) <strong>kalmak, yani hürriyet-i vicdan</strong> (vicdan özgürlüğü)<strong> düsturuyla, dinsizlere ve sefahetçilere </strong>(kıt akıllılara)<strong> ilişmediği gibi, dindarlara ve takvâcılara da ilişmez bir hükûmet telâkki ederim</strong> (anlarım). <strong>On senedir </strong>(şimdi yirmi sene oluyor) <strong>ki hayat-ı siyasiye</strong> (siyasetten) <strong>ve içtimaiyeden çekilmişim. </strong>(Bu yüzden<strong>) Hükümet-i cumhuriye ne hal kesb ettiğini</strong> (Cumhuriyet hükümetinin geçekte ne hal aldığını)<strong> bilmiyorum. El&#8217;iyâzü billâh </strong>(Allah korusun),<strong> eğer dinsizlik hesabına imanına ve âhiretine çalışanları</strong>(n aleyhine ve onları)<strong> mes&#8217;ul edecek</strong> (sorumlu tutacak-yargılayacak)<strong> kanunları yapan ve kabul eden bir dehşetli şekle girmişse, bunu size bilâperva</strong> (korkusuzca)<strong> ilân ve ihtar ederim</strong> (bildiririm)<strong> ki, bin canım olsa, imana ve âhiretime feda etmeye hazırım. Ne yaparsanız yapınız, benim son sözüm &#8220;Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.&#8221;</strong> (Âl-i İmrân; 173)<strong> olarak, siz beni idam ve ağır ceza ile zulmen</strong> (haksız) <strong>mahkûm etmenize mukabil</strong> (karşılık)<strong> derim:</strong></em></p>
<p><strong><em>Ben Risale-i Nur&#8217;un keşf-i kat&#8217;îsiyle, idam olmuyorum. Belki terhis edilip nur âlemine ve saadet âlemine gidiyorum. Ve sizi, ey dalâlet </em></strong><em>(sapıklık)<strong> hesabına bizi ezen bedbahtlar, idam-ı ebedî ile ve daimî haps-i münferitle </strong>(Cehennem’e)<strong> mahkûm bildiğimden ve gördüğümden, tamamıyla intikamımı sizden alarak kemâl-i rahat-ı kalble</strong> (huzur ve sükunet içinde) <strong>teslim-i ruh etmeye hazırım..&#8221;</strong></em> [1]</p>
<p>Evet; Üstad Hazretleri, halkın kendi kendini yönetmesi gerektiğini (cumhuriyeti) savunmuştur.. Ama İslamî hükümlerle.. Kısacası <strong>“İslam Cumhuriyeti”</strong> [2] fikrini beyan etmiştir.. Ve, gelecekte <strong>“İslam Cumhuriyetleri”</strong> kurulacağını [3] söylemiş ve sınırları ayrı ama özde bir olan bu İslam Ülkelerinin bir birlik oluşturacağını müjdelemiştir.. Şöyle ki;</p>
<p><strong><em>&#8220;.. Arap taifeleri, Cemahir-i Müttefika-i Amerika</em></strong><em> (Amerika Birleşik Devletleri)<strong> gibi en ulvî bir vaziyete girmeye</strong> (Birleşik İslam Devletleri halini almaya), <strong>esarette kalan hâkimiyet-i İslâmiyeyi eski zaman gibi küre-i arzın nısfında</strong> (yeryüzünün yarısında),<strong> belki ekserisinde</strong> (daha fazlasında)<strong> tesisine muvaffak olmanızı rahmet-i İlâhiyeden kuvvetle bekliyoruz. Bir kıyamet çabuk kopmazsa, inşaallah nesl-i âti</strong> (gelecek nesil)<strong> görecek.</strong></em></p>
<p><strong><em>Sakın kardeşlerim, tevehhüm, tahayyül etmeyiniz</em></strong><em> (sanmayınız)<strong> ki, ben su sözlerimle siyasetle iştigal için</strong> (politikayla &#8211; patri purtilerle &#8211; uğraşma)<strong> himmetinizi tahrik ediyorum. Hâşâ! Hakikat-i İslâmiye bütün siyâsâtın fevkindedir</strong> (üstündedir).<strong> Bütün siyasetler ona</strong> (İslam’a)<strong> hizmetkâr</strong> (hizmetçi)<strong> olabilir </strong>(ve olmalıdır)<strong>. Hiçbir siyasetin haddi değil ki, İslâmiyeti kendine âlet etsin..&#8221;</strong></em> [4]</p>
<p>Kezâ;</p>
<p><strong><em>&#8220;.. Aziz, sıddık kardeşlerim,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ruh-u canımızla mübarek bayramınızı tebrik ediyoruz. İnşaallah, âlem-i İslâmın da büyük bir bayramına yetişirsiniz. Cemahir-i müttefika-i İslâmiyenin</em></strong><em> (Birleşik İslam Cumhuriyetleri’nin)<strong> kudsî kanun-u esasiyelerinin</strong> (anayasalarının)<strong> menbaı</strong> (kaynağı)<strong> olan Kur&#8217;ân-ı Hakîm, istikbale </strong>(geleceğe)<strong> tam hâkim olup beşeriyete tam bir bayramı getireceğine çok emareler</strong> (işaretler) <strong>var..&#8221;</strong></em> [5]</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Dipnotlar;</p>
<p>[1] <em>Mevkuf  Said Nursî -</em> <em>On İkinci Şua &#8211; s.992</em></p>
<p>[2] Yeryüzünde şu an <strong><em>İslam Cumhuriyeti yönetimi</em></strong>ni sadece <strong><em>İran</em></strong> benimsemiştir. <strong><em>1979, İslam İnkılabı / İslam Devrimi</em></strong> ardından bu yönetime geçilmiştir. İnşaAllah çoğalır bu ülkeler.</p>
<p>[3] &#8220;..Hâsıl-ı kelâm: Biz Kur&#8217;ân şakirtleri olan Müslümanlar, burhana (delillere) tâbi oluyoruz, akıl ve fikir ve kalbimizle hakaik-i imaniyeye (iman hakikatlerine) giriyoruz. Başka dinlerin bazı efradları (fertleri) gibi ruhbanları (din adamlarını) taklit için burhanı bırakmıyoruz. Onun için akıl ve ilim ve fen hükmettiği istikbalde (gelecekte), elbette burhan-ı aklîye istinat eden ve bütün hükümlerini akla tespit ettiren Kur&#8217;ân hükmedecek. Hem de İslâmiyet güneşinin tutulmasına, inkişafına ve beşeri tenvir etmesine (nurlandırmasına) mümanaat eden perdeler açılmaya başlamışlar. O mümanaat edenler çekilmeye başlıyorlar. Kırk beş sene evvel o fecrin emâreleri göründü. <em>(Hicrî)<strong> Yetmiş birde </strong>(Miladî 1949) <strong>fecr-i sâdıkı başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kâzip de olsa, otuz-kırk sene sonra </strong>(1979-1989)<strong> fecr-i sâdık çıkacak..</strong></em>&#8221; (<em>Hutbe-i Şâmiye &#8211; s.1963</em>) şeklinde Üstad, İslam İnkılabını ta o dönemde müjdelemiştir..</p>
<p>[4] <em>Hutbe-i Şâmiye &#8211; s.1970</em></p>
<p>[5] <em>Emirdağ Lâhikası (2) &#8211; Mektup No: 67 &#8211; s.1841</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/hyadigar.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/hyadigar.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/hyadigar.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/hyadigar.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/hyadigar.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/hyadigar.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/hyadigar.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/hyadigar.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/hyadigar.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/hyadigar.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/hyadigar.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/hyadigar.wordpress.com/4/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/hyadigar.wordpress.com/4/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/hyadigar.wordpress.com/4/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=hyadigar.wordpress.com&amp;blog=8198846&amp;post=4&amp;subd=hyadigar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hyadigar.wordpress.com/2009/06/16/islam-cumhuriyeti-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/712760f90af8c1ef62d9e6b06612c0e8?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">hyadigar</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
